Ankara Toptancı Hali Yazılar

toptanci

Babamın çocukluk arkadaşıydı, akrabamızdı Ali Dayı.

Avrupa’nın işçi aradığı yıllarda ona da Hollanda’da düşmüştü.

Kolay değil, Anadolu’da bir köyden sonra Hollanda’ya Avrupa’ya ayak uydurmak, oranın kültürüne alışabilmek.

Hepimizin politize olduğu 70’li yıllarda, yazın köye tatile gelince tartışırdık.

“Hala sosyalizm mi” derdi. Liberal görüşleri vardı, bizleri uç noktalarda görürdü.

Yine bir gün benimle tartışırken, “Kadın” dedi, “Avrupa’da erkek ile eşittir. Erkeğin üstünlüğü söz konusu bile olamaz….”

Ben de, “o zaman Yeter bibim ile sen de eşitsin…”

“Oğlum ben oradaki kadınlardan bahsediyorum, bunlardan değil…”

Mekansal değişiklik ile Ali Dayıyı özüne dönüyordu.

Maalesef Ali Dayı iflah olmaz bir hastalık ile döndü memleketine.

Haber geldi memleketten…

Ali Dayımın kış vakti canı kavun çekmiş…

Hiç bir yerde de bulamamışlar…

Dert oldu bu bana…

Ankara’da, kocaman başkentte yaşıyorum, bulacağım bu kavunu…

Aradım, taradım, sordum, soruşturdum…

Hale bak dediler…

Baktım…

Yarın gel, buluruz dediler…

Bir değil, iki tane buldum…

Bulgur pilavı ile kavunu yemiş Ali Dayı…

Anası Hüsne Nine; “Yoluna kurban olurum senin, Ali’me kış günü kavun buldun” derdi, ölene kadar hep bunu anımsattı bana.

İstanbul, Kapalı Çarşı, Mısır Çarşısı benzeri yerleri anımsatır Ankara Hali.

Posta Caddesi ile Anafartalar Caddesinin kesiştiği yerdedir.

Neredeyse Cumhuriyet ile yaşıt…

Almanlara yaptırıldığı söylenir…

Akşam üzeri ana baba günü olurdu.

Yurdun her yerinde gelen meyve, sebze, balık, peynirin, şekerlemenin her çeşidi…

Benim keşfettiğim zamanlarda dar ve orta gelirli Ankara’lının uğrak yeriydi.

Daha o zamanlar Migros benzeri marketler yoktu.

Meşhur Güven Marketten alış veriş ise her babayiğidin harcı değildi.

Hafta sonları ise adım atacak yer bulunmaz, her tezgahtan farklı bir ses yükselir, miting alanına dönerdi.

Balık mevsiminin açılması ile Ankara’lı en taze balığı buradan alırdı.

Gerçi ülkede en taze balığı hep Ankara’lı yer…

Geçenlerde yine uğradım…

Minaresi yıkılsa da mihrap yerinde derler ya işte öyle gördüm.

Yine tezgahlardan yükselen sesleri dinledim…

Hüzünlü geldi bana, bir tanıdık var mı diye baktım…

1944’den beri ağzımız tatlandıran Yükseller Şekerlemenin önünde durdum, cam kavanozlarda rengarenk akide şekerleri…

Horozlu şekerler…

Ali Dayıyı düşündüm…

Anası Hüsne Nineyi…

Sen çok yaşa emi, Ankara Toptancı Hali…

Ankara Toptancı Hali
0 votes, 0.00 avg. rating (0% score)

Yazar Hakkında

Haydar Çetin

1963 yılında Kırşehir’de doğdu. Evli, iki (ve ikiz) çocuk babası. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nda gayrimenkul uzmanı olarak görev yaptı. 35 yılın sonunda emekli oldu. 40 yıllık Ankara’lı. Onun için okumak vicdanı bir sorumluluk, yazmak ise hayaliydi. Bu konuda bazı öykü denemeleri oldu. 1989 yılında Yunus Nadi öykü yarışmasına katıldı ve çeşitli internet sitelerinde yazıları yayımlandı. Ve nihayetinde Antoloji Ankara ekibine dahil oldu.

    Recent Comment

    1. Hüseyin

      Öncelikle hayırlı olsun.
      Güzel bir anı.
      Doğruysa bahsedilen yer, “toptancı hal” değil.
      Bahse konu yer, halk arasında geçen isimleri ile
      Küçük hal,
      Perakende hal,
      Sebze meyve hali,
      Meyhoş hal
      Olarak geçen yer.
      Yazarı ikaz edip, düzeltmek lazım

    Leave a Reply