Sevgiliyle Tanışma Yazılar

sevgiliyle tanışma

ANKARA
Sene 1974…
Yazın sonu, güzün başıydı…
Saman sarısı sıcak, bozkır sarıydı…
Toprak damlı evimizi terkediyordum.
O zamanlar, bu zamanlar gibi değildi,
Bir haber kırk günde geliyordu köye;
Okullar açılmak üzereydi ve ben yatılı okul sınavını kazanmıştım.
Tam teşekküllü bir hastaneden sağlık raporu almak gerekiyordu.
O zaman yapılacak şey belliydi; ver elini Ankara…
Ne büyük bir heyecan vardı, kitaplarda okuduğum Başkent Ankara’mızı gidiyordum.
Ankara bizim için Atatürk demekti;
Anıtkabir’i görecektim,
Ulus’u,
Kızılay’ı, Gençlik Parkını…
Köy minibüsü ile önce Keskin’e, oradan Kırıkkale’ye geldik.
O zamanlar ikisi de Ankara’nın ilçeleriydi.
İlk defa şehirlerarası otobüse bindim.
Yumuşacık koltukları ve kırmızı perdeleri vardı…
Ve Kayaş yönünden Ankara…
Gördüğüm herşey benim için yeniydi ve şaşkınlık içinde doyumsuzca bakıyordum.
Hani Anadolu’dan İstanbul’a ilk defa gidenler için Haydarpaşa Garı’nın denize bakan merdivenleri ne ise, Mamak Köprüsü de o idi bizim için.
Orada şehre ayak basar, oradan kalabalığa karışırdık.
Mamak köprüsünde indik ve dolmuşla Ulus’a ulaştık.
Ne çok araba vardı ve ne çok insan…
Herhalde, şimdilerde (ne yazık ki) Altındağ Belediye Başkanlığı binasının bulunduğu yerde inmişizdir, çünkü hatırlıyorum, Vakıflar BölgeMüdürlüğü’nün arkasındaki Kosova sokakta Köprülü otelde kalmıştık.
Bembeyaz çarşaflar, ışıl ışıl sokaklar, korna sesleri ve şairin dediği gibi dışarıda gürül, gürül akan bir hayat…
O gece hiç uyku tutmamıştı.

* * * * *

Günlerce Numune Hastanesine gidip,geldik..
Rapor almak ha deyince olmuyordu.
Babam hep elimi tutuyordu.
Öyle ya burası harmanyeri değildi ki, he taraftan arabalar çıkıyordu.
Biz de Kosova Sokak’ın başına kadar gelip, beyaz zemin üzerine yeşil “Gençlik Parkı” tabelasına sevgiliye bakar gibi özlemle, hayranlıkla bakıyorduk.
Daha ileri gitmiyorduk. İzin yoktu çünkü…
Ağabeyim o zamanlar Ankara’da “Toprak Su” adlı bir kurumda çalışıyordu.
İkinci gün akşamı otele geldi ve bizi sevgili ile buluşturdu.
Gökyüzüne kadar çıkan su, ağaçlar, düzenli biçimde kesilmiş çit bitkileri, ışıklı sokaklar, neşe ile koşturan çocuklar, kalabalıklar….
Vuslat sona ermişti.
Dört arkadaştık ve babalarımız öğleden sonraları bizi otele bırakıyordu.
Sokakta seyyar bir köfteci vardı ve biz akşama kadar sayısız defa köfte yiyorduk.
Köfteci, babalarımıza “bunlar hiç doymuyorlar” diyordu.
Bir gün cesaret bularak Denizciler Caddesine çıktım ve sonuna kadar gidip geldim.
İnanamadım, kocaman afişleri gördüm; Sus Sineması…
Sinemanın Anafartalar ve Denizciler caddesinden girişi vardı.
“Baba beni sinemaya götür” dedim.
Bir köy filmiydi, belleğimde ancak o kadar kalmış.
Çünkü yaşadıklarım bana bir sihir gibi gelmişti.
Ve bu sihirli günler şimdilerde yerinde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı bulunan otobüs terminalinde (AŞOT) son bulmuştu.
Sınavını kazandığım yatılı okula gitme ve sevgiliden şimdilik ayrılma vaktiydi benim için…

Sevgiliyle Tanışma
4 votes, 4.00 avg. rating (82% score)

Yazar Hakkında

Haydar Çetin

1963 yılında Kırşehir’de doğdu. Evli, iki (ve ikiz) çocuk babası. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nda gayrimenkul uzmanı olarak görev yaptı. 35 yılın sonunda emekli oldu. 40 yıllık Ankara’lı. Onun için okumak vicdanı bir sorumluluk, yazmak ise hayaliydi. Bu konuda bazı öykü denemeleri oldu. 1989 yılında Yunus Nadi öykü yarışmasına katıldı ve çeşitli internet sitelerinde yazıları yayımlandı. Ve nihayetinde Antoloji Ankara ekibine dahil oldu.

    Leave a Reply