Tag Archives: haydar çetin

Rüzgarlı Sokak Yazılar

Ankara’lı olup da yolu Rüzgarlı Sokaktan geçmeyen var mıdır acaba! Musluk su sızdırıyor; koş hemen Rüzgarlı’ya… Lavabo kırıldı; gideceğin yer belli… Evde tadilat var; her şeyi bir arada bulabileceğin yerdir orası… Yetmişli yılların sonuydu… Ağabeyimin Tapu Kadastro Bölge Müdürlüğünde görev yapıyordu. İstanbul Caddesi yönünden sokağın hemen sol başındaydı… Ziyaretine gittim o da beni Çankırı Caddesine

Daha fazla…

Ankara Toptancı Hali Yazılar

toptanci

Babamın çocukluk arkadaşıydı, akrabamızdı Ali Dayı. Avrupa’nın işçi aradığı yıllarda ona da Hollanda’da düşmüştü. Kolay değil, Anadolu’da bir köyden sonra Hollanda’ya Avrupa’ya ayak uydurmak, oranın kültürüne alışabilmek. Hepimizin politize olduğu 70’li yıllarda, yazın köye tatile gelince tartışırdık. “Hala sosyalizm mi” derdi. Liberal görüşleri vardı, bizleri uç noktalarda görürdü. Yine bir gün benimle tartışırken, “Kadın” dedi,

Daha fazla…

Angara Bebesi Yazılar

bebeler

İnsan sosyal bir varlıktır, üretir, bölüşür birlikte yaşar… Sürüden ayrılanı kurt kapar demiş atalarımız. İlla ki bir sosyal gruba ait olacak. Yoksa dışarıdan gelecek tehlikelere karşı kendini savunmasız hisseder. Aitlik duygusu bazen öyle seviyeye ulaşır ki kendi duygu ve düşüncelerinin önemi bile kalmaz. Bir gruba ait olmanın en somut örneği hemşehrililik olsa gerek. “Nerelisin hemşerim?”

Daha fazla…

Süleyman Sırrı Yazılar

cadde

CADDE Beş veya altı yıllık memurum… 1980’lerin ikinci yarısı yani. Hayallerim var; dünyayı yerinden kaldırabilecek kadar.. Keçiören’de çalışıyorum. Daire kalabalık; ana, baba günü. Müdür bir iş havale etti, yaşlıca bir teyze evini satmaya gelmiş. Evraklarını aldım, yapmaları gereken şeyleri anlattım. Yaşlı insanlara daha saygılı davranırsınız. Ama teyze yaşlılığının ötesinde bir saygıyı hak ediyor sanki. Gayet

Daha fazla…

Sevgiliyle Tanışma Yazılar

sevgiliyle tanışma

ANKARA Sene 1974… Yazın sonu, güzün başıydı… Saman sarısı sıcak, bozkır sarıydı… Toprak damlı evimizi terkediyordum. O zamanlar, bu zamanlar gibi değildi, Bir haber kırk günde geliyordu köye; Okullar açılmak üzereydi ve ben yatılı okul sınavını kazanmıştım. Tam teşekküllü bir hastaneden sağlık raporu almak gerekiyordu. O zaman yapılacak şey belliydi; ver elini Ankara… Ne büyük

Daha fazla…